Muris Muvazaası (Nisbi Muvazaa) nedir?
TÜRK MİRAS HUKUKUNDA MURİS MUVAZAASI (NİSBİ MUVAZAA) VE UYGULAMADAKİ GÖRÜNÜMÜ
Yazar / Araştırma: Avukat Nusret Çetin
Mevzuat Dayanağı: 6098 sayılı TBK m. 19, 4721 sayılı TMK m. 706, 2644 sayılı Tapu Kanunu m. 26, 6100 sayılı HMK
Temel İçtihat: 01.04.1974 Tarih ve 1/2 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı
İÇİNDEKİLER
- Özet (Abstract)
- Giriş ve Kavramsal Çerçeve
- 2.1. Miras Hukuku ve Mülkiyet Hakkı Dengesi
- 2.2. Genel Olarak Muvazaa Kavramı (TBK m. 19)
- 2.3. Mutlak ve Nisbi Muvazaa Ayrımı
- 2.4. Muris Muvazaasının Hukuki Niteliği (Sui Generis Yapı)
- Muris Muvazaasının Kurucu ve Geçerlilik Unsurları
- 3.1. Görünürdeki İşlem (Satış veya Ölünceye Kadar Bakma)
- 3.2. Muvazaa Anlaşması
- 3.3. Mirasçıları Aldatma Kastı (Animus Fraudandi)
- 3.4. Gizli İşlem (Bağışlama) ve Şekil Eksikliği
- Tarihsel Gelişim ve 01.04.1974 Tarihli 1/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı
- 4.1. Kararın Arka Planı ve Doğurduğu İhtiyaç
- 4.2. 1974 Tarihli İBK’nın Hukuki Analizi
- 4.3. 16.03.1990 Tarih ve 1/1 Sayılı İBK ile Getirilen Tamamlayıcı Çerçeve
- 4.4. İBK’nın İstisnai Niteliği ve Kıyasen Genişletilememe Kuralı
- Muris Muvazaasının Uygulama Alanı ve Sınırları
- 5.1. Yalnızca Tapulu Taşınmazlara Özgü Olma İlkesi
- 5.2. Tapusuz Taşınmazlar, Taşınır Mallar, Şirket Hisseleri ve Nakit Para
- 5.3. Gizli Bağış ve Nam-ı Müstear Durumu (Bedelde Muvazaa)
- 5.4. Kadastro Öncesi Haklar ve 10 Yıllık Hak Düşürücü Süre (3402 s. K. m. 12/3)
- 5.5. Cebri İcra, İhale ve İmar İşlemleri ile Yapılan Devirler
- Yargı Pratiğinde Muvazaanın Tespitinde Esas Alınan Kriterler
- 6.1. Mirasbırakanın Gerçek İrade ve Amacının Tespiti
- 6.2. Ülke/Yöre Gelenekleri ve Sosyo-Kültürel Dinamikler
- 6.3. Mirasbırakanın Haklı ve Makul Bir Sebebinin Varlığı
- 6.4. Devralanın Alım Gücü (Mali Durum Araştırması)
- 6.5. Sözleşme Bedeli ile Gerçek Rayiç Değer Arasındaki Fahiş Fark
- 6.6. Mirasbırakan ile Taraflar Arasındaki Beşeri İlişkiler ve Sadakat
- 6.7. Devredilen Taşınmazın Tüm Malvarlığına (Mameleke) Oranı
- 6.8. Paylaştırma (Denkleştirme) Savunması ve Mirasçılar Arasında Hak Dengesi
- 6.9. Ölünceye Kadar Bakma Akdinde Muvazaa, Minnet Duygusu ve Bakım İhtiyacı
- Dava ve Yargılama Usulü
- 7.1. Dava Türü ve Talep Sonucu (Tapu İptal-Tescil, Terditli Tenkis/Bedel)
- 7.2. Aktif Dava Ehliyeti (Davacı Sıfatı)
- 7.3. Pasif Dava Ehliyeti (Davalı Sıfatı ve Dava Arkadaşlığı)
- 7.4. Üçüncü Kişilerin Durumu ve İyiniyet Koruması (TMK m. 1023 vs. m. 1024)
- 7.5. Ara Malik Zincirinde Muvazaa
- 7.6. Görevli ve Yetkili Mahkeme (HMK m. 12 Kesin Yetki)
- 7.7. Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler (TMK m. 2 Sınırı)
- 7.8. İspat Yükü, Delil Serbestisi ve Delillerin Değerlendirilmesi
- 7.9. Harç, Dava Değeri ve Vekalet Ücreti Hesabı
- Benzer Hukuki Kurumlarla Karşılaştırma
- 8.1. Muris Muvazaası vs. Tenkis Davası (TMK m. 560 vd.)
- 8.2. Muris Muvazaası vs. Denkleştirme (İade) Davası (TMK m. 669 vd.)
- 8.3. Muris Muvazaası vs. Tasarrufun İptali Davası (İİK m. 277 vd.)
- 8.4. Muris Muvazaası vs. İrade Sakatlıkları ve Aşırı Yararlanma (Gabin)
- Güncel İçtihatlar Işığında Özel Durumlar ve Çözüm Yolları
- 9.1. İkinci Eşe Yapılan Taşınmaz Temlikleri ve Evlilik İçi Katkı
- 9.2. Mirasçılardan Birinin Ağır Hastalık Döneminde Murise Bakması
- 9.3. Çoklu Parsel Temlikinde Parsellerin Bağımsız İncelenmesi
- 9.4. Taşınmazın Üçüncü Kişiye Devredilmiş Olması Halinde Bedel (Tazminat) Talebi
- Sonuç ve Genel Değerlendirme
- Kaynakça ve İçtihat Fihristi
1. ÖZET (ABSTRACT)
Türkçe Özet
Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma), mirasbırakanın kanuni veya atanmış mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, esasında bağışlamak istediği tapulu taşınmazını tapu memuru huzurunda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi ivazlı bir işlem görünümünde devretmesiyle oluşan nitelikli bir nisbi muvazaa türüdür. Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi genel muvazaa rejimini tanzim ederken, mirasbırakanın tapulu taşınmaz temliklerine ilişkin özel uyuşmazlıklar 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ekseninde çözüme kavuşturulmaktadır. Bu çalışmada; muris muvazaasının unsurları, geçerlilik koşulları, 1974 İBK’nın getirdiği istisnai hukuki rejim, tapulu-tapusuz taşınmaz ve taşınır mal ayrımı, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik kriterleri (alım gücü, fahiş bedel farkı, denkleştirme/paylaştırma kastı, örf ve âdet, bakım ihtiyacı), dava açma ehliyeti, üçüncü kişilerin iyiniyeti (TMK m. 1023-1024), ispat hukuku ve tenkis/iade kurumlarıyla mukayesesi ayrıntılı ve akademik bir derinlikle incelenmektedir.
English Abstract
Sham Transactions by the Deceased (Muris Muvazaası) is a qualified form of relative simulation (nisbi muvazaa) in Turkish Law, whereby an inheritor transfers a registered real property to a preferred party under the ostensible guise of an onerous contract (such as a sale or maintenance agreement for life), while the true underlying transaction is a gratuitous donation intended to deprive legal heirs of their inheritance rights. Governed substantially by the seminal Turkish Court of Cassation Joint Chambers Decision dated April 1, 1974 (E. 1974/1, K. 1974/2) in conjunction with Article 19 of the Turkish Code of Obligations and Article 706 of the Turkish Civil Code, this doctrine invalidates both the ostensible contract (due to lack of genuine intent) and the covert donation (due to failure of mandatory statutory form). This paper provides an exhaustive doctrinal and practical analysis covering the requisite elements, procedural rules, evidentiary burden, jurisprudential criteria, and comparative distinctions with abatement (tenkis) and collation (iade).
2. GİRİŞ VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE
2.1. Miras Hukuku ve Mülkiyet Hakkı Dengesi
Miras hukuku, bir gerçek kişinin ölümü veya gaipliği halinde terekesinin intikalini düzenlerken iki temel menfaati dengede tutmaya çalışır:
- Tasarruf Özgürlüğü: Mülkiyet hakkının malike tanıdığı, malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilme yetkisi (Anayasa m. 35, TMK m. 683).
- Mirasçıların Korunması: Aile birliğinin, kanuni intikal haklarının ve özellikle saklı paylı mirasçıların güvence altına alınması (TMK m. 505 vd.).
Mirasbırakan, sağlığında malvarlığı üzerinde dilediğince tasarruf edebilmekle birlikte, kanunun öngördüğü şekil şartlarını ve dürüstlük kuralını çiğneyerek, gerçek iradesini gizlemek suretiyle mirasçılarını miras payından mahrum bırakma saikiyle hareket ettiğinde, hukuk düzeni bu işleme meşruiyet tanımaz. İşte muris muvazaası, mülkiyet serbestisi kalkanı arkasına saklanarak mirasçıların miras haklarının zedelenmesini önlemek amacıyla içtihadi ve yasal bir kurum olarak geliştirilmiştir.
2.2. Genel Olarak Muvazaa Kavramı (TBK m. 19)
Muvazaa; tarafların, üçüncü kişileri aldatmak veya belirli bir hukuki sonucu engellemek kastıyla, aralarında hüküm ve sonuç doğurmasını istemedikleri bir hukuki işlem yapmaları veya yaptıkları işlemin gerçek niteliğini gizlemeleri durumudur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesinin 1. fıkrası (mülga 818 sayılı BK m. 18) muvazaayı şu şekilde tanzim eder:
“Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.”
Muvazaanın varlığı halinde, tarafların beyan ettikleri irade ile içsel gerçek iradeleri arasında bilinçli bir uyumsuzluk mevcuttur.
2.3. Mutlak ve Nisbi Muvazaa Ayrımı
| Kriter | Mutlak (Basit) Muvazaa | Nisbi (Nitelikli/Mevsuf) Muvazaa |
|---|---|---|
| İşlem Sayısı | Tek bir görünürdeki işlem vardır; arkasında hiçbir işlem yoktur. | Görünürdeki işlem ve arkasında gizlenen gerçek bir işlem olmak üzere iki işlem vardır. |
| Tarafların Amacı | Hiçbir hukuki işlem yapmamak, yalnızca üçüncü kişilere karşı işlem yapılmış gibi gözükmek (örn. borçlunun hacizden mal kaçırmak için alacaklısına malını devretmiş gibi göstermesi). | Gerçekte bir işlem yapmak (örn. bağışlama), fakat bu işlemi farklı bir işlem kılıfı (örn. satış) altında gerçekleştirmek. |
| Muris Muvazaasının Yeri | Kapsam dışıdır. | Muris muvazaasının doğrudan hukuki zeminini oluşturur. |
2.4. Muris Muvazaasının Hukuki Niteliği (Sui Generis Yapı)
Doktrinde ve Yargıtay uygulamasında muris muvazaası, nisbi muvazaanın sözleşmenin niteliğinde muvazaa (vasıfta muvazaa) alt türü olarak nitelendirilir. Ancak klasik nisbi muvazaadan önemli bir farkla ayrılır:
- Klasik nisbi muvazaada, gizli işlem şekil şartına uyuyorsa geçerli kalabilir.
- Muris muvazaasında ise gizli işlem (bağışlama), tapulu taşınmazların devrinde kanunun emredici olarak aradığı resmi şekil şartına (TMK m. 706, TBK m. 237, Tapu Kanunu m. 26) tabi tutulmadığı için kesin hükümsüzdür (butlan).
Bu yönüyle muris muvazaası, miras hukuku, borçlar hukuku ve eşya hukukunun kesişiminde yer alan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları ile şekillenmiş kendine özgü (sui generis) bir hukuki himaye mekanizmasıdır.
3. MURİS MUVAZAASININ KURUCU VE GEÇERLİLİK UNSURLARI
Muris muvazaasından söz edebilmek için kümülatif olarak gerçekleşmesi gereken dört ana unsur bulunmaktadır:
┌────────────────────────────────────────┐ │ MURİS MUVAZAASININ UNSURLARI │ └───────────────────┬────────────────────┘ ┌─────────────────┬───────────┴───────────┬─────────────────┐ ▼ ▼ ▼ ▼ ┌─────────────────┐ ┌───────────────┐ ┌─────────────────┐ ┌───────────────┐ │ 1. Görünürdeki │ │ 2. Muvazaa │ │ 3. Mirasçıları │ │ 4. Gizli │ │ İşlem │ │ Anlaşması │ │ Aldatma │ │ İşlem │ │ (Satış / Bakım) │ │ (Gizli Uzlaşı)│ │ Kastı │ │ (Bağışlama) │ └─────────────────┘ └───────────────┘ └─────────────────┘ └───────────────┘
3.1. Görünürdeki İşlem (Satış veya Ölünceye Kadar Bakma)
Mirasbırakan ile lehtar (genellikle mirasçılardan biri veya üçüncü kişi) arasında tapu sicil memuru önünde resmi şekilde akdedilen sözleşmedir. Bu sözleşme ekseriyetle satış sözleşmesi (TBK m. 207) veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi (TBK m. 611) biçiminde kurulur.
- Hükümsüzlük Sebebi: Taraflar bu sözleşmenin hakiki anlamda hukuki sonuç doğurmasını istememektedir. Görünürdeki işlem, tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığı için irade ile beyan arasındaki bilinçli uyumsuzluk nedeniyle TBK m. 19 uyarınca geçersizdir.
3.2. Muvazaa Anlaşması
Mirasbırakan ile temlik alan taraf arasında zımni veya açık olarak kurulan, görünürdeki işlemin yalnızca mirasçıları yanıltmak amacıyla yapıldığını, taraflar arasında gerçek bir satış veya bakım ilişkisi doğurmayacağını kararlaştıran anlaşmadır. Bu anlaşmanın yazılı olması zorunlu değildir.
3.3. Mirasçıları Aldatma Kastı (Animus Fraudandi)
Muris muvazaasını adi muvazaadan ve meşru tasarruflardan ayıran en can alıcı sübjektif unsurdur. Mirasbırakan, diğer mirasçıların gelecekteki miras haklarını bertaraf etme, azaltma veya onları miras payından tamamen mahrum bırakma saikiyle hareket etmelidir.
[!IMPORTANT]
Mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırma kastı bulunmuyorsa; örneğin aile içi hak dengesini gözeten adil bir paylaştırma yapmışsa, taşınmazı gerçek bir borç veya bakım karşılığı devretmişse ya da gerçek bir satış söz konusuysa muris muvazaası iddiası dinlenmez.
3.4. Gizli İşlem (Bağışlama) ve Şekil Eksikliği
Tarafların gerçek iradelerini yansıtan asıl işlem bağışlama sözleşmesidir (TBK m. 285 vd.). Mirasbırakan, taşınmazı karşılıksız olarak kazandırmak istemektedir.
- Şekil Koşulu: TMK m. 706, TBK m. 237 ve Tapu Kanunu m. 26 uyarınca taşınmaz mülkiyetinin naklini içeren sözleşmelerin geçerliliği resmi şekilde yapılmasına bağlıdır.
- Hükümsüzlük: Taraflar tapu dairesinde bağışlama iradesini değil satış iradesini resmi memura beyan ettiklerinden, gizli bağış sözleşmesi resmi memur huzurunda usulüne uygun tanzim edilmemiş olur. Şekil noksanlığı mutlak butlan sebebi teşkil ettiğinden, gizli işlem de geçerlilik kazanamaz.
4. TARİHSEL GELİŞİM VE 01.04.1974 TARİHLİ 1/2 SAYILI İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARI
4.1. Kararın Arka Planı ve Doğurduğu İhtiyaç
1974 yılı öncesinde Türk hukukunda mirasbırakanın muvazaalı tasarruflarına karşı mirasçıların açacağı davalarda ciddi bir hukuki boşluk ve görüş ayrılığı bulunmaktaydı. Bir görüş, mirasçıların yalnızca tenkis davası açabileceğini, murisin mülkiyet hakkı gereği yaptığı tasarrufların iptal edilemeyeceğini savunmaktaydı. Bir diğer görüş ise mirasçıların ancak murisin külli halefi sıfatıyla hareket edebileceğini, murisin bizzat taraf olduğu muvazaalı işlemi inkâr edemeyeceği gerekçesiyle yazılı delil (delil başlangıcı) olmaksızın tanık dinletemeyeceğini öne sürmekteydi.
Bu yaklaşım, özellikle kız çocuklarının miras hakkından yoksun bırakılması amacıyla erkek çocuklara yapılan gizli devirler karşısında adaletsiz sonuçlara yol açmaktaydı. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, bu kronik toplumsal ve hukuki sorunu çözmek adına toplanmıştır.
4.2. 1974 Tarihli İBK’nın Hukuki Analizi
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı kararı, muris muvazaası kurumunun anayasası niteliğindedir.
[!NOTE]
01.04.1974 Tarih, 1974/1 E., 1974/2 K. Sayılı İBK Özeti:
“Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar, görünürdeki satış sözleşmesinin BK’nın 18. (TBK m. 19) maddesine dayanılarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilirler.”
Kararın Getirdiği Temel İlkeler:
- Dava Açma Hakkı: Sadece saklı paylı mirasçılar değil, saklı payı zedelenmeyen veya saklı payı bulunmayan kanuni ve atanmış tüm mirasçılar bu davayı açabilir.
- Kişisel Hak / Üçüncü Kişi Sıfatı: Mirasçılar bu davada murisin halefi (külli halef) olarak değil, miras hakkı zedelenen üçüncü kişi sıfatıyla kendi adlarına dava açarlar.
- İspat Kolaylığı: Davacılar üçüncü kişi konumunda oldukları için, HMK m. 200’deki senetle ispat kuralına tabi olmaksızın iddialarını tanık dahil her türlü delille ispat edebilirler.
- Hüküm Sonucu: Dava sonucunda tapu kaydı iptal edilerek terekeye veya davacının miras payı oranında kendi adına tescil edilir.
4.3. 16.03.1990 Tarih ve 1/1 Sayılı İBK ile Getirilen Tamamlayıcı Çerçeve
1974 İBK’nın ardından, mirasbırakanın tapulu taşınmazını doğrudan devretmeyip, bedelini kendisi ödeyerek üçüncü bir kişiden satın alıp mirasçısı adına tescil ettirmesi halinde 1974 İBK’nın uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmıştır.
Yargıtay Büyük Genel Kurulu 16.03.1990 tarih ve 1989/1 E., 1990/1 K. sayılı kararı ile şu ilkeyi benimsemiştir:
- Mirasbırakanın mülkiyetinde hiç bulunmamış olan bir taşınmazın, parası muris tarafından ödenerek doğrudan mirasçı adına tescil ettirilmesi işleminde (gizli bağış / bedelde muvazaa) 1974 tarihli 1/2 sayılı İBK uygulanamaz.
- Zira burada murisin tapulu taşınmazını devretmesi değil, para bağışlaması söz konusudur. Açılacak dava ancak genel hükümlere göre tenkis veya sebepsiz zenginleşme / iade davası olabilir.
4.4. İBK’nın İstisnai Niteliği ve Kıyasen Genişletilememe Kuralı
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları kanun hükmünde bağlayıcı kaynaklardır (2797 sayılı Yargıtay Kanunu m. 45). Ancak istisnai bir koruma getirdikleri için kıyas yoluyla genişletilemezler:
- 1974 İBK yalnızca tapu sicilinde kayıtlı taşınmazlar için geçerlidir.
- Taşınır mallar, şirket hisseleri, banka hesapları veya tapusuz taşınmazlar için 1974 İBK’ya dayalı muris muvazaası davası açılamaz.
5. MURİS MUVAZAASININ UYGULAMA ALANI VE SINIRLARI
5.1. Yalnızca Tapulu Taşınmazlara Özgü Olma İlkesi
Muris muvazaası davasının dinlenebilmesi için temlike konu malvarlığı unsurunun, devir tarihinde mirasbırakan adına tapuda tescilli bir taşınmaz olması zorunludur. Mülkiyetin nakli tapu sicil memurluğunda yapılan resmi senetle gerçekleşmiş olmalıdır.
5.2. Tapusuz Taşınmazlar, Taşınır Mallar, Şirket Hisseleri ve Nakit Para
- Tapusuz Taşınmazlar: Tapusuz taşınmazların devri mülkiyetin değil, zilyetliğin devri (TMK m. 973 vd.) hükümlerine tabidir. Resmi şekil şartı aranmadığından, zilyetliğin bağış amacıyla devrinde şekil noksanlığı oluşmaz. Bu nedenle tapusuz taşınmazlarda 1974 İBK uygulanamaz; saklı pay zedelenmişse tenkis davası açılabilir.
- Taşınır Mallar ve Araçlar: Araç mülkiyetinin noterden devri veya taşınır teslimlerinde 1974 İBK işletilemez.
- Banka Mevduatı ve Şirket Hisseleri: Mirasbırakanın bankadaki parasını mirasçısına aktarması, anonim/limited şirket hisselerini devretmesi hallerinde muris muvazaası sebebiyle tapu iptal davası açılamaz. Ancak şartları varsa TBK m. 19 genel muvazaa hükümleri veya TMK m. 560 vd. tenkis hükümleri işletilebilir.
5.3. Gizli Bağış ve Nam-ı Müstear Durumu (Bedelde Muvazaa)
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri, mirasbırakanın üçüncü bir şahsa ait taşınmazı satın alırken, tapu kaydını doğrudan tercih ettiği mirasçısı (veya eşi/çocuğu) adına yaptırmasıdır.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 1. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına (16.03.1990 tarihli İBK uyarınca); taşınmaz hiçbir zaman muris adına kayıtlı olmadığından, ortada taşınmazın resmi devrinde yapılmış bir muvazaa yoktur.
- Muvazaa iddia ediliyorsa bu bedelde muvazaa (para bağışı) niteliğindedir. Davacı mirasçılar taşınmazın tapusunun iptalini isteyemez; sadece muris tarafından ödenen bedelin tenkisini veya terekeye iadesini talep edebilirler.
5.4. Kadastro Öncesi Haklar ve 10 Yıllık Hak Düşürücü Süre (3402 s. K. m. 12/3)
Kadastro tespiti yapılmadan önce gerçekleşen muvazaalı devirler kadastro tutanağı ile kesinleşmişse, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinin 3. fıkrası gereğince kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmalıdır. 10 yıl geçtikten sonra kadastro öncesi nedene dayalı muris muvazaası iddiası dinlenemez.
5.5. Cebri İcra, İhale ve İmar İşlemleri ile Yapılan Devirler
Taşınmazın mülkiyeti kamu otoritesinin gözetiminde yapılan cebri icra ihalesi, şüyuun giderilmesi (ortaklığın giderilmesi) satışı veya imar uygulaması (18. madde uygulaması) neticesinde kazanılmışsa, bu resmi tasarruflar aleyhine muris muvazaası iddiasında bulunulamaz. Zira resmi mercilerce icra edilen aleni ihale işlemlerinde aldatma kastı ve gizli işlem unsurları vücut bulmaz.
6. YARGI PRATİĞİNDE MUVAZAANIN TESPİTİNDE ESAS ALINAN KRİTERLER
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere; mirasbırakanın gizlenen gerçek irade ve amacının tespiti zor bir iç sorun olduğundan, mahkemelerin aşağıdaki kriterleri bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmesi zorunludur:
mindmap root((Muvazaanın Tespiti Kriterleri)) Ekonomik Boyut Alış Gücü Araştırması Fahiş Bedel Farkı Bedelin İntikali ve Banka Kayıtları Mameleke Oran % Sosyal ve Ailevi Boyut Yöre Gelenek ve Görenekleri Beşeri İlişkiler ve Sadakat Husumet Varlığı Hukuki ve Meşru Nedenler Denkleştirme / Paylaştırma Kastı Ölünceye Kadar Bakım Borcu Minnet Duygusu ve Haklı Neden
6.1. Mirasbırakanın Gerçek İrade ve Amacının Tespiti
Yargılamada hâkim, sözleşmenin taraflarının beyanlarına değil, hayatın olağan akışı içerisindeki somut olay örgüsüne bakar. Murisin gerçek amacının mirasçıları dışlamak mı, yoksa meşru bir tasarruf mu olduğu araştırılır.
6.2. Ülke/Yöre Gelenekleri ve Sosyo-Kültürel Dinamikler
Türkiye’de özellikle kırsal bölgelerde erkek çocukların tarımsal işletmeyi sürdürmesi gerekçesiyle taşınmazların erkek çocuklara aktarılması ve kız çocuklarının mirastan mahrum bırakılması yaygın bir toplumsal eğilimdir. Yargıtay, kız çocuklarına hiçbir malvarlığı bırakılmaksızın tüm değerli arazilerin erkek çocuğa veya onun eşine (gelinine) devredilmesini mal kaçırma kastının güçlü bir karinesi saymaktadır (Bkz. Yargıtay 1. HD., E. 2025/6117, K. 2026/4193).
6.3. Mirasbırakanın Haklı ve Makul Bir Sebebinin Varlığı
Mirasbırakanın devir tarihindeki sağlık durumu, geçim sıkıntısı, tedavi giderleri, ticari borçları gibi taşınmaz satmasını gerektirecek haklı ve makul bir ekonomik ihtiyacının olup olmadığı incelenir. Varlıklı, düzenli geliri olan, bankada nakit mevduatı bulunan ve borcu olmayan bir murisin en değerli taşınmazını satması hayatın olağan akışına aykırı kabul edilir.
6.4. Devralanın Alım Gücü (Mali Durum Araştırması)
Taşınmazı devralan kişinin (davalı) temlik tarihindeki gelir düzeyi, banka hesap hareketleri, vergi kayıtları ve mesleki durumu araştırılır. Düzenli geliri olmayan, ev hanımı olan veya asgari ücretle çalışan bir kimsenin yüksek bedelli taşınmazları satın alabilecek mali güce sahip olmadığı ispatlanırsa muvazaa karinesi güçlenir.
6.5. Sözleşme Bedeli ile Gerçek Rayiç Değer Arasındaki Fahiş Fark
Tapu resmi senedinde gösterilen satış bedeli ile uzman bilirkişi heyetince belirlenen devir tarihindeki serbest piyasa rayiç değeri karşılaştırılır. Bedeller arasında 5-10 kat veya daha fahiş bir fark bulunması tek başına muvazaanın kesin kanıtı olmamakla birlikte, diğer yan delillerle birleştiğinde muvazaanın varlığına işaret eder.
6.6. Mirasbırakan ile Taraflar Arasındaki Beşeri İlişkiler ve Sadakat
Mirasbırakanın davacı mirasçılarla sağlığında husumetli olup olmadığı, davalı mirasçı ile aynı çatı altında yaşayıp yaşamadığı, yaşlılık veya hastalık döneminde bakım ve ilgiyi kimin üstlendiği tespit edilir.
6.7. Devredilen Taşınmazın Tüm Malvarlığına (Mameleke) Oranı
Mamelek Oranı=(Temlik Edilen Taşınmazın Deg˘eriMurisin Tu¨m Malvarlıg˘ı Deg˘eri)×100 ext{Mamelek Oranı} = left( frac{ ext{Temlik Edilen Taşınmazın Değeri}}{ ext{Murisin Tüm Malvarlığı Değeri}} ight) imes 100Mamelek Oranı=(Murisin Tu¨m Malvarlıg˘ı Deg˘eriTemlik Edilen Taşınmazın Deg˘eri)×100
Temlik edilen taşınmazın murisin toplam terekesi içerisindeki payı analitik olarak hesaplanır. Devredilen taşınmaz murisin malvarlığının ezici bir çoğunluğunu (örneğin %70-%90’ını) oluşturuyorsa ve geriye mirasçılara değersiz sembolik mallar kalmışsa, mal kaçırma kastı belirginleşir.
6.8. Paylaştırma (Denkleştirme) Savunması ve Mirasçılar Arasında Hak Dengesi
Mirasbırakan sağlığında tüm mirasçılarını kapsayan, hak dengesini gözeten, makul ve kabul edilebilir ölçüde bir paylaştırma yapmışsa, 1974 tarihli 1/2 sayılı İBK uygulanamaz.
┌────────────────────────────────────────────────────────┐ │ PAYLAŞTIRMA KASTI DEĞERLENDİRMESİ │ └───────────────────────────┬────────────────────────────┘ │ ┌───────────────────────┴───────────────────────┐ ▼ ▼ ┌─────────────────────┐ ┌─────────────────────┐ │ TÜM MİRASÇILARI │ │ BİR KISIM MİRASÇIYI │ │ KAPSAYAN PAYLAŞTIRMA│ │ DIŞARIDA BIRAKAN │ │ (Hak Dengesi Var) │ │ TEMLİK │ └──────────┬──────────┘ └──────────┬──────────┘ ▼ ▼ ┌─────────────────────┐ ┌─────────────────────┐ │ MAL KAÇIRMA KASTI │ │ MURİS MUVAZAASI │ │ YOKTUR │ │ SABİTTİR │ │ (Dava Reddedilir) │ │ (Dava Kabul Edilir) │ └─────────────────────┘ └─────────────────────┘
[!TIP]
Paylaştırmada Eşitlik Şart Değildir: Murisin yaptığı paylaştırmada miras paylarının kuruşu kuruşuna eşit olması aranmaz; önemli olan tüm mirasçıları kapsar nitelikte makul bir hak dengesinin güdülmüş olmasıdır. Ancak bir kısım mirasçıya hiçbir şey verilmeyip dışlanmışsa paylaştırma savunması geçerlilik kazanamaz.
6.9. Ölünceye Kadar Bakma Akdinde Muvazaa, Minnet Duygusu ve Bakım İhtiyacı
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi (TBK m. 611) ivazlı bir sözleşmedir. Mirasbırakan özel bakıma muhtaç, yaşlı veya hasta olabilir.
- Geçerlilik Kriteri: Muris, kendisine gerçekten bakan ve hayatının son dönemlerinde destek olan mirasçısına veya üçüncü kişiye bir taşınmazını devretmişse; bu temlik mal kaçırma kastıyla değil, bakım borcunun karşılığı ve insani bir minnet duygusuyla yapılmışsa sözleşme geçerlidir.
- Muvazaa Hali: Murisin bakıma ihtiyacı yokken, taşınmazın değeri verilecek bakım hizmetine göre fahiş derecede orantısızken ve asıl amaç diğer mirasçıları dışlamakken ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılmışsa muvazaa kabul edilir (Bkz. YHGK, E. 2025/163, K. 2026/119).
7. DAVA VE YARGILAMA USULÜ
┌─────────────────────────────────────────┐ │ DAVA SÜRECİ VE USUL ŞEMASI │ └────────────────────┬────────────────────┘ ▼ ┌─────────────────────────────────────────┐ │ Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi │ │ Yetkili Mahkeme: Taşınmazın Bulunduğu Yer│ └────────────────────┬────────────────────┘ ▼ ┌─────────────────────────────────────────┐ │ Davacı: Saklı Paylı/Paysız Mirasçılar │ │ Davalı: Taşınmazı Devralan / Kötüniyetli│ └────────────────────┬────────────────────┘ ▼ ┌─────────────────────────────────────────┐ │ İspat: Tanık, Keşif, Bilirkişi, Banka │ │ (Senetle İspat Zorunluluğu Yoktur) │ └────────────────────┬────────────────────┘ ▼ ┌─────────────────────────────────────────┐ │ Karar: Miras Payı Oranında Tapu İptali │ │ ve Davacı Adına Tescil │ └─────────────────────────────────────────┘
7.1. Dava Türü ve Talep Sonucu
- Asıl Talep: Muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve miras payı oranında tescil davasıdır.
- Terditli Talep (HMK m. 111): Uygulamada davacılar, muvazaa iddiasının kanıtlanamaması ihtimaline binaen davalarını terditli (kademeli) açarak; birinci kademede tapu iptali ve tescil, bunun kabul görmemesi halinde ikinci kademede saklı paylara tecavüz nedeniyle tenkis (TMK m. 560 vd.) veya taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişse tazminat (bedel) talep ederler.
7.2. Aktif Dava Ehliyeti (Davacı Sıfatı)
- Miras hakkı çiğnenen saklı pay sahibi olan veya olmayan tüm kanuni mirasçılar (altsoy, üstsoy, eş, kardeşler vb.) ile atanmış mirasçılar dava açabilir.
- Dava Açamayacak Olanlar:
- Mirastan ivazlı veya ivazsız feragat eden mirasçı (TMK m. 528),
- Mirası kayıtsız şartsız reddeden mirasçı (TMK m. 605),
- Muris tarafından mirasçılıktan haklı sebeple çıkarılan (ıskat edilen) kişi (TMK m. 510).
7.3. Pasif Dava Ehliyeti (Davalı Sıfatı ve Dava Arkadaşlığı)
- Dava, muvazaalı tasarrufla taşınmazı devralan lehtara karşı açılır.
- Lehtar ölmüşse dava onun mirasçılarına yöneltilir.
- Birden fazla davalı veya davacı bulunması halinde aralarında HMK m. 57-58 anlamında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcuttur. Her bir mirasçı diğerinden bağımsız hareket eder ve karar her bir paydaş yönünden bağımsız kesinleşir (Bkz. YHGK, E. 2025/163, K. 2026/119).
7.4. Üçüncü Kişilerin Durumu ve İyiniyet Koruması (TMK m. 1023 vs. m. 1024)
| Kanun Maddesi | Hükmün Kapsamı | Muris Muvazaasındaki Etkisi |
|---|---|---|
| TMK m. 1023 (Tapu Kütüğüne Güven İlkesi) | Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. | Muvazaalı devralandan taşınmazı satın alan 3. kişi, devrin muvazaalı olduğunu bilmiyorsa ve bilebilecek durumda değilse kazanımı geçerlidir; tapusu iptal edilemez. |
| TMK m. 1024 (Yolsuz Tescil) | Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. | 3. kişi muris ile ilk devralan arasındaki muvazaayı biliyorsa, akrabalık bağı veya ticari ortaklık nedeniyle bilecek konumdaysa veya el ve işbirliği içinde hareket etmişse iyiniyetli sayılmaz; tapu kaydı iptal edilir. |
7.5. Ara Malik Zincirinde Muvazaa
Mirasbırakan bazen mirasçıdan doğrudan mal kaçırmak yerine taşınmazı önce güvenilir bir yabancıya (ara malik) satmış gibi göstermekte, kısa süre sonra bu ara malik taşınmazı istenen mirasçıya devretmektedir.
- Bu tür zincirleme devirlerde, aradaki işlemlerin muvazaayı gizlemek için kurgulanmış bir zincir olduğu tanık, tapu kayıt tarihleri ve para transferlerinin yokluğu ile kanıtlandığında tüm zincirleme işlemler hükümsüz kılınarak tapu iptal edilir.
7.6. Görevli ve Yetkili Mahkeme (HMK m. 12 Kesin Yetki)
- Görevli Mahkeme: Dava konusunun değerine bakılmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi’dir (HMK m. 2).
- Yetkili Mahkeme: Taşınmazın aynına ilişkin bir dava olduğundan, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m. 12). Birden fazla taşınmaz varsa, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde tüm taşınmazlar için dava açılabilir.
7.7. Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler (TMK m. 2 Sınırı)
- Kural: Muris muvazaası davası ayni hakka ve yolsuz tescilin düzeltilmesine dayandığından herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Dava hakkı mirasbırakanın ölümü ile doğar ve muris sağken dava açılamaz.
- İstisna (Dürüstlük Kuralı): Mirasbırakanın ölümünden sonra çok uzun süre (örneğin 30-40 yıl) hiçbir hak iddia etmeksizin bekleyip, taşınmazın değerlenmesi üzerine dava açılması somut olayın özelliğine göre TMK m. 2 anlamında hakkın kötüye kullanılması yasağına takılabilir.
- Kadastro İstisnası: Kadastro öncesi devirler bakımından 3402 sayılı Kanun m. 12/3 gereği 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanır.
7.8. İspat Yükü, Delil Serbestisi ve Delillerin Değerlendirilmesi
- İspat Yükü (TMK m. 6, HMK m. 190): Muvazaa iddiasında bulunan davacı mirasçıya aittir.
- Delil Serbestisi:Davacılar üçüncü kişi konumunda oldukları için her türlü delille ispat mümkündür:
- Tanık beyanları (komşular, akrabalar, köy sakinleri),
- Keşif ve bilirkişi incelemesi (taşınmazın geçmişteki ve şimdiki rayiç değeri),
- Banka hesap dökümleri, MASAK verileri,
- Mirasbırakanın sağlık kurulu raporları, reçeteleri,
- Nüfus ve aile kayıt tabloları, veraset ilamı.
7.9. Harç, Dava Değeri ve Vekalet Ücreti Hesabı
Muris muvazaası davasında dava değeri, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki keşfen belirlenecek toplam değerinden davacının miras payına isabet eden kısımdır.
- Harç (nispi peşin ve karar harcı) ve lehe/aleyhe hükmedilecek vekalet ücreti (AAÜT uyarınca) bu pay değeri üzerinden nispi olarak hesaplanır (Bkz. YHGK, E. 2025/163, K. 2026/119).
8. BENZER HUKUKİ KURUMLARLA KARŞILAŞTIRMA
Muris_Muvazaasi+Hukuki Temel+Süre: Zamanaşımı YokTam Hm MirasTenkis_Davasi+Hukuki Temel1 vean KSadece SaklDenklestirme_Iade+Hukuki Temelmaya KadarTerekeye AynenYasal MirasFarklılaşırFarklılaşır
8.1. Muris Muvazaası vs. Tenkis Davası (TMK m. 560 vd.)
| Kriter | Muris Muvazaası (Tapu İptali) | Tenkis Davası |
|---|---|---|
| Hukuki Dayanak | 6098 s. TBK m. 19, 01.04.1974 İBK | 4721 s. TMK m. 560-571 |
| İşlemin Niteliği | İşlem baştan itibaren geçersizdir (butlan). | İşlem hukuken geçerlidir ancak saklı payı zedeler. |
| Davacı Sıfatı | Saklı payı olsun olmasın tüm mirasçılar. | Yalnızca saklı payı zedelenen mirasçılar. |
| Dava Süresi | Zamanaşımına tabi değildir (Kural olarak). | Öğrenmeden itibaren 1 yıl, her halde ölümden itibaren 10 yıl (Hak düşürücü süre). |
| Hükmün Kapsamı | Davacının miras payının tamamı adına tescil edilir. | Yalnızca saklı payı zedeleyen taşkın kısım tenkis edilir. |
8.2. Muris Muvazaası vs. Denkleştirme (İade) Davası (TMK m. 669 vd.)
Denkleştirme (mirasta iade), mirasbırakanın sağlığında kanuni mirasçılarına miras paylarına mahsuben yaptığı karşılıksız kazandırmaların (çeyiz, sermaye, kuruluş masrafı vb.) terekeye geri getirilmesidir.
- Denkleştirmede işlem geçerlidir ve murisin açıkça iadeden muaf tutma iradesi yoksa iade asıldır.
- Muris muvazaasında ise işlem baştan itibaren hükümsüzdür.
8.3. Muris Muvazaası vs. Tasarrufun İptali Davası (İİK m. 277 vd.)
- İcra ve İflas Kanunu m. 277 vd. uyarınca açılan iptal davası, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarruflara karşı alacaklılar tarafından açılır.
- Muris muvazaasında ise davacı bizzat mirasçılardır ve korunan hak miras hakkıdır.
8.4. Muris Muvazaası vs. İrade Sakatlıkları ve Aşırı Yararlanma (Gabin)
- İrade sakatlıklarında (hata, hile, korkutma - TBK m. 30-39) mirasbırakan aldatılmış veya iradesi fesada uğratılmıştır.
- Muris muvazaasında ise mirasbırakan aldatılan değil; tam aksine devralanla birlikte diğer mirasçıları aldatan konumundadır.
9. GÜNCEL İÇTİHATLAR IŞIĞINDA ÖZEL DURUMLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI
9.1. İkinci Eşe Yapılan Taşınmaz Temlikleri ve Evlilik İçi Katkı
Mirasbırakanın ilk eşinden olan çocuklarından mal kaçırmak kastıyla sonradan evlendiği ikinci eşine yaptığı taşınmaz devirleri sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır.
- Yargıtay Yaklaşımı: Mirasbırakanın eşine evlilik birliği içerisindeki emeği, katkısı veya geleceğini güvence altına alma güdüsüyle taşınmaz devretmesi hayatın olağan akışına uygun kabul edilebilir. Ancak muris tüm malvarlığını veya en kıymetli parçalarını çocuklarını tamamen saf dışı bırakacak şekilde ikinci eşe aktarmışsa muvazaa kabul edilmektedir.
9.2. Mirasçılardan Birinin Ağır Hastalık Döneminde Murise Bakması
Mirasbırakanın kanser, felç vb. ağır bir hastalık sürecinde yalnızca bir evladı veya gelini tarafından bakılması durumunda; murisin bu evladına yaptığı devir, mal kaçırma kastından ziyade minnet duygusu ve bakımın ifası olarak değerlendirilebilir. Burada taşınmazın değeri ile ifa edilen bakım hizmetinin ağırlığı arasında hakkaniyete uygun bir oran aranır (Bkz. Yargıtay 1. HD., E. 2025/6117, K. 2026/4193).
9.3. Çoklu Parsel Temlikinde Parsellerin Bağımsız İncelenmesi
Mirasbırakan farklı tarihlerde veya aynı anda birden fazla taşınmaz devretmişse ya da bir kısım taşınmazlarını vasiyetname ile belirli mirasçılara bırakmışsa; her bir parsel ve tasarruf kendi özelinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bir parsel yönünden mal kaçırma iradesi bulunurken, diğer parsel yönünden paylaştırma veya geçerli tasarruf iradesi tespit edilebilir.
9.4. Taşınmazın Üçüncü Kişiye Devredilmiş Olması Halinde Bedel (Tazminat) Talebi
Muvazaalı temlikle taşınmazı devralan davalı, dava açılmadan önce taşınmazı TMK m. 1023 korumasından yararlanan iyiniyetli üçüncü bir kişiye satmışsa; tapu kaydının iptali imkânsız hale geleceğinden, davacı mirasçılar davalıdan miras paylarına düşen taşınmazın güncel rayiç bedelini (tazminat) talep edebilirler.
10. SONUÇ VE GENEL DEĞERLENDİRME
Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma), Türk özel hukukunda mülkiyet serbestisi ile mirasçıların korunması arasındaki hassas dengenin yargı içtihatlarıyla kurulduğu en dinamik alanlardan biridir. 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, kanunda açıkça yer almayan bir dava türünü içtihaden inşa ederek saklı paylı olsun ya da olmasın tüm mirasçılara kapsamlı bir ayni himaye sağlamıştır.
Bir uyuşmazlığın muris muvazaası kapsamında çözülebilmesi için:
- Temlike konu malvarlığının tapuda kayıtlı taşınmaz olması,
- Görünürdeki satış veya bakım sözleşmesinin irade uyuşmazlığı nedeniyle geçersiz olması,
- Gizli bağışlama sözleşmesinin resmi şekil eksikliği sebebiyle mutlak butlanla sakat bulunması,
- Mirasbırakanın sübjektif olarak mirasçıları aldatma ve mirastan mal kaçırma kastının ispatlanması gerekir.
Yargılamada; yöresel örf ve adetler, devralanın mali alım gücü, fahiş bedel farkı, taşınmazın tüm mameleke oranı, murisin haklı bir satım ihtiyacının bulunup bulunmadığı ve mirasçılar arasında hak dengesini gözeten adil bir paylaştırma yapılıp yapılmadığı titizlikle tetkik edilmelidir. Bu unsurların tespiti, davanın kabulü veya reddinde belirleyici rol oynamaktadır.
11. KAYNAKÇA VE İÇTİHAT FİHRİSTİ
1. Temel Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 6, 505, 510, 528, 560-571, 605, 669, 706, 973, 1023, 1024).
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m. 19, 207, 237, 285, 611).
- 2644 sayılı Tapu Kanunu (m. 26).
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m. 2, 12, 57, 58, 111, 190, 200).
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu (m. 12/3).
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m. 277 vd.).
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları (İBK)
- Yargıtay İBK, 01.04.1974 T., 1974/1 E., 1974/2 K. (Muris muvazaasının kurucu ve temel içtihadı; tüm mirasçıların dava hakkı ve delil serbestisi).
- Yargıtay İBK, 16.03.1990 T., 1989/1 E., 1990/1 K. (Parası murisçe ödenerek 3. kişiden alınan taşınmazlarda 1974 İBK’nın uygulanamayacağı kuralı).
- Yargıtay İBK, 22.05.1987 T., 1986/4 E., 1987/5 K. (Tasarrufun tenkise tabi olup olmadığının tespiti).
3. Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Daire Kararları
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 20.05.2026 T., 2025/6117 E., 2026/4193 K. (Mameleke oran %76, alım gücü yokluğu, paylaştırma kastı ve vasiyetname ile denge değerlendirmesi).
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25.02.2026 T., 2025/163 E., 2026/119 K. (İhtiyari dava arkadaşlığı, miras payına isabet eden değer ve temyiz kesinlik sınırı).
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 08.04.2026 T., 2025/578 E., 2026/237 K. (Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde muvazaa ve bakım borcunun tespiti).
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 21.05.2026 T., 2026/3761 E., 2026/4311 K. (BAM kararları ve usul kuralları).
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 19.05.2026 T., 2025/5256 E., 2026/4252 K. (Ara malik ve zincirleme muvazaa tespiti).
Makale Sonu.
* Görsel temsili olup, yapay zeka teknolojisi ile oluşturulmuştur.